
Ocak-Nisan 2026 cari açık 29 milyar 972 milyon dolar oldu. Geçen sene 22 milyar 586 milyon dolar idi.
Aynı dört ayda Türkiye’den net hata ve noksan kaleminden 17 milyar 687 milyon dolar çıktı. Yani 4 ayda 47 milyar 659 milyon dolar döviz kaybımız oldu.
Doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor. Cari açık dış borçla finanse ediliyor.
Şimdilerde, cari açığın iki temel nedeni var. Birisi siyasi sorunlardır. CHP’ ye yapılanlar ve AB kararları, sermayede güvenin dibe vurmasına neden oldu. Yatırım sermayesi gelmiyor, tersine çıkıyor.
Son yıllarda TL aşırı değer kazandı. Türkiye rekabet gücünü kaybetti.
MB reel kur endeksi, TL değerini göstermiyor. Zira artık kur dengesi piyasada oluşmuyor, MB müdahale ediyor.
Döviz kuru da aslında bir fiyattır. Dalgalı kur politikasında denge kur, serbest piyasada döviz arz ve talebine göre oluşur. Ekonomideki beklentiler, faiz oranları, enflasyon, dış ticaret, siyasi riskler ve sermaye hareketleri değiştikçe denge kuru da sürekli değişebilir.
Teorik olarak dalgalı kur sisteminin döviz kurunu dengeye getireceği savunulmuştur. Dalgalı kur sisteminde, cari açık ortaya çıkarsa döviz ihtiyacı ve döviz talebi artar. Döviz kuru değer kazanır, milli para değer kaybeder. Milli para değer kaybedince Ülkenin dış rekabet gücü̈ artar. Çünkü milli parayla hesaplanan urun fiyatı, döviz cinsinden düşer. Buna karşılık ithal malları da milli para cinsinden daha pahalı olur. Sonuçta ithalat talebi düşer. İhracat artar. Dış ticaret açığı ve cari açık kalkar. Dış ödemelerde yeniden denge sağlanır. Cari fazla veren durumlarda ise tersi olur.
Dalgalı kur sisteminde aşırı kur hareketlerinde MB döviz alır ve satar, müdahale eder. Gelişmiş ekonomiler için uygun bir sistem olan dalgalı kur sistemi, sürekli cari açık veren ve kırılgan ekonomik yapıya sahip Türkiye için uygun değildir. Kaldı ki, dediğim gibi kur dengesi piyasada oluşmuyor, enflasyonla mücadele için MB ve kamu bankaları kur artmasın diye sürekli döviz satıyor.
O zaman kuru piyasa değil, hükümetler belirliyor.
Türkiye de 2003 yılında ve sonrasında döviz kuru uzun süre dengede kaldı. Bu nedenle MB reel kuru 2003 baz yılına göre hesaplıyor. Ama kur piyasa da oluşmadığı için reel kur gerçeği yansıtmıyor.
Bu durumda 2003 baz yılına göre bu günkü dolar kuru ne olmalı dersek,
TL Enflasyonu eksi dolar enflasyonu çarpı dolar endeksine göre bir hesap yapmamız gerekir.
- ABD, CPI-U endeksine göre 2003 yılı ile 2026 yılı arasında enflasyon oranı yüzde 82,13 oranında arttı.
- İTO 1995 baz yılına göre, 2003 yılını 100 alırsak, 2026 mayıs ayında geçinme endeks değeri 294 362,52 olur.
- 2003 yılında dolar /TL kuru 1,5 idi.
- 2003 Haziran ayında 91,2 olan dolar endeksi, 2026 haziran ayında 100,8’dir.
Bu durumda 2003 yılına göre dengede olması için Mayıs ayında bir doların 91,11 lira olması gerekir.
Ancak bu kesin bir denge kuru değildir. Yine de bugün TL’nin daha değerli olduğunu gösteriyor. Bu şartlarda;
- Türkiye rekabet gücünü kaybetmiştir. Dış ticaret açığı devam edecektir.
- AB ve İngiltere ile dış ticaretimizden fazla veriyoruz. Eğer siyasi sorunlar çözülmez ise bu fazla tersine dönebilir. Bu durumda dış açıklar daha çok artar.
Hükümet kısa vadeli dış borçlara güveniyor. MB TL için reel faiz veriyor. Sıcak para giriyor. Ekonomi daha çok kırılgan oluyor. Bir aksama olursa, sıcak para çıkarsa, yeni bir kur şoku kaçınılmaz olur.
Yayınlama 21 Haziran 2026
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
