
Dış ticaret, yabancı yatırım sermayesi, AB kalkınma destekleri, Dünya bankası kredileri, dış borçlanma maliyetleri gibi dış ekonomik ilişkilerde ülkeye güven sorunu temel belirleyicidir.
Söz konusu güven sorunu, ekonomik istikrar yanında, demokrasi, hukuk, yargı bağımsızlığı, insan hakları, basın özgürlüğü gibi faktörlere ve ekonomik istikrara göre değişir.
Bu konuda içeride anketler yapılıyor. Ama bu anketler siyasi çizgiye göre değişebildiği için tartışmalıdır ve güven vermiyor. Buna mukabil, Avrupa Birliği ve uluslararası kurumların görüşleri tarafsızdır. Siyasi ve sosyal alanda bu kurumların görüşü tüm ülkeleri, küresel sermayeyi, dünya kamuoyunu etkiliyor. Bunun için bu raporları dikkatle takip etmemiz gerekiyor.
1- Demokrasi;
Avrupa Birliği 2025 raporunda, muhalefete mensup siyasetçiler üzerindeki yargısal baskının, siyasi rekabeti zayıflattığını ve temel demokratik ilkeleri aşındırdığı vurgulandı. Ayrıca raporda, merkeziyetçi başkanlık sisteminin parlamentonun denetim işlevini ve kuvvetler ayrılığını zayıflattığı, etkili denge-denetim mekanizmalarının eksik olduğu belirtildi.
V-Dem (Dünya Adalet Projesi) ne göre Türkiye demokrasi statüsünde değil, seçimlerin olduğu otokratik rejim kategorisindedir.
BTI –Demokratik dönüşüm /Yönetişim ‘de Türkiye yorumu ‘’2023 seçim sonrasında Türkiye’de “otoriter yönetim daha çok konsolide oldu. ‘’ Seçimler eşitsiz zeminde yürüdü.’’ şeklindedir.
2- Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı
AB raporlarında Türkiye’de hukuk devleti ve temel haklar alanında önceki raporlarda belirtilen temel sorunlarda ilerleme kaydedilmediği belirtiliyor. 2025 raporunda ise hukukta “gerileme” yaşandığı ve ciddi endişelerin arttığı belirtiliyor.
HSK’nın bağımsızlığı da özel olarak eleştirilmekte ve ‘’ HSK üyelerinin belirlenmesinde yürütmenin güçlü etkisi, Adalet Bakanı’nın HSK başkanı olması, üyelerin görev güvencesi ve işlevsel bağışıklıklarının yetersizliği, HSK kararlarının yargısal denetime açık olmaması yargı özerkliğini zayıflatmaktadır. ‘’ deniliyor.
Yine AB raporlarında, AİHM kararlarının uygulanması da ciddi bir sorun olarak gösterilmektedir. 2025 raporunda, rapor döneminde AİHM’in Türkiye aleyhine 69 karar verdiği; bu kararların özellikle adil yargılanma hakkı, özel ve aile hayatına saygı, özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğü ihlalleriyle ilgili olduğu belirtilmektedir.
WJP- (Dünya Adalet Projesi) ne göre Türkiye Hukukun üstünlüğünde 142 ülke içinde 117 sıradadır. 2024 yılında 100 üstünde 42 olan genel puanı 2025 yılında 41’ puana düştü. Yürütmenin yanlışlarını sınırlama konusunda ise 142 ülke içinde sona yakın 136 sıradadır.
Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) ve Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü ‘ne göre, Türkiye de
hak ihlalleri ve siyasi davalar sürüyor. Yürütmenin yargıya müdahalesi derinleşti.
İnsan hakları ve temel haklar
AB 2025 raporunda, temel hakların uygulanması ve korunmasının yetersiz olduğu ve kötüleştiği belirtiliyor. Türkiye’nin insan haklarıyla ilgili mevzuatını ve terörle mücadele uygulamalarını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu tavsiyeleriyle uyumlu hâle getirmesi gerekmektedir.
Freedom House (Özgürlükler evi) Siyasi haklar ve özgürlükler olarak Türkiye’yi özgür olmayan statüde göstermektedir. Bu alanda bizi dünyada en fazla puan kaybeden ülkeler arasında sıralamaktadır.
Basın ve düşünce özgürlüğü
AB 2025 raporunda, Türkiye de aktivistlerin ve gazetecilerin tutuklanması, hukukun seçici uygulanması, medya özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve terörle mücadele yasalarının orantısız kullanımı temel sorunlar arasında sayılmaktadır.
Raporda medya düzenleyici kurumlarının özellikle bağımsız ve muhalif medya kuruluşlarına idari ve para cezaları verdiği, bunun da medya çoğulculuğunu ve eleştirel yayıncılığı sınırladığı belirtilmektedir.
Bütün bu sorunlar aynı zamanda Türkiye’nin itibarını zedelemektedir. Dahası iktisat politikalarında başarıyı sınırlamaktadır.
OECD, Türkiye’de sürdürülebilir büyüme için “güvenilir ve istikrarlı makroekonomik duruşun” yatırım ve büyüme açısından gerekli olduğunu vurguluyor. Demokrasi ve hukuk sorunları bu duruşu bozuyor.
Yayınlama 4 Haziran 2026
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
