Sanki Gençleri Gitmeye Zorluyoruz

Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları ve ETS TOEFL’a atfedilen araştırmada, Yurt dışı eğitimle ilgilenen hedef kitle içinde 16-35 yaş arası gençlerin yüzde 93,6’sının yurt dışında eğitim almayı  düşündüğü belirtiliyor.

Temsili gençlik araştırmasına göre: 2025’te Türkiye’de 18-29 yaş gençler içinde öğrencilerde genel “yurt dışına gitme isteği” yüzde 41’dir.

2018 sonrasında Lise sonrasında yurt dışında yükseköğrenim gören öğrenci sayısı arttı.

UNESCO/World Bank tanımına göre “yurt dışında yükseköğrenim gören Türkiye çıkışlı öğrenciler” 2018’de 47.546 kişi olarak raporlanmış. 2021 için UNESCO rakamı 51.146 kişi; yani 2018’e göre yaklaşık yüzde 7,6 artış var. Bugün bu sayı çok daha fazladır.

Yabancı dilde eğitim yapan lise mezunlarının çoğu yurt dışında eğitim yapmak istiyor. Nedenlerine gelince;

  • Türkiye’de yükseköğrenime giriş sınav sistemindeki sorunlar,
  • Daha kaliteli eğitim ve prestijli diploma sahibi olmak,
  • Çalışma imkânları,
  • Dil öğrenme isteği,
  • Daha özgür ve bağımsız yaşama arzusu,
  • Türkiye’de oluşan sosyal baskılar ve gelecek endişesi,
  • Türkiye de iş bulma olanaklarının daha düşük olması.

Öte yandan yükseköğrenim mezunları da yurt dışında çalışmak istiyor. TÜİK, beyin göçü 2024 verilerine göre, örgün eğitim mezunlarının yüzde 3,75’i yurt dışına çıktı.

Türkiye’de gençler arasında işsizlik oranı 2000’li yıllarda OECD ortalamasından daha düşük seviyede idi. 2000 sonrası giderek tırmandı.

2000 yılında gençler arasında işsizlik oranı;

  • Türkiye’de yüzde 12,9 iken OECD ortalaması yüzde 14,1 idi.

2025 yılında

  • Türkiye de yüzde 16,5’e yükseldi. OECD ortalaması ise yüzde 11,6’ya geriledi. (Aşağıdaki Tablo)

Bir gencin yetişmesi aile, okul, devlet ve toplumun yıllarca yaptığı büyük bir yatırımdır. Bir genç yetiştirmek bir fabrika kurmaya benzer. Bu hazır beyni başka ülkelere beyin göçü yoluyla vermiş oluyoruz.

Ne yapmamız gerekir?

Eğitim sistemini ideolojik baskılardan çıkarmak gerekir. Kurumsal, batı tipi bir eğitim sistemine dönmemiz gerekir. Yükseköğrenimi popülist kaygılar dışında yeniden planlamak gerekir.

Üniversiteleri tek düze YÖK sisteminden çıkarmak ve yönetim ve bilimsel çalışma özerkliği vermek gerekir.

Türkiye de eğitim planlaması yapmak, ara eleman ve teknisyen liselerini düzenlemek, Yükseköğrenimde işgücü planlaması yapmak ve fakülteleri bu ihtiyaca göre organize etmek gerekir.

Liyakati güçlendirmek gerekir. Gençler en çok “emeğimin karşılığını alabilecek miyim?” diye bakar. İşe alımda, akademide, kamuda ve özel sektörde liyakat esas alınmalıdır.

Eğitilmiş beyinleri tutamazsak, teknoloji çağını da kaçıracağız.

Yayınlama 15 Mayıs 2026

Yayın Köşe YazılarıSon Köşe Yazılarıvitrinvitrin2Yeni Çağ

About Post Author

About Post Author