
Çok açıktır ki başlıktaki atasözünün anlamı ‘’Bilgi, düşünce ve yazı; şiddet ve zor kullanmaktan daha etkilidir’’ şeklindedir. Bilgi, düşünce ve yazı, eğitimle elde edilir.
Eğitim, son 70 yıldır, beşerî sermaye olarak tüm dünyada kalkınmanın en önemli aracı olarak kabul edilir. Bütün ülkeler için büyüme ve kalkınma, insan kalitesine ve beşerî sermaye gücüne bağlıdır.
Dahası eğitim, sosyal mobilite sağlar. Fabrika bekçisinin oğlu, fabrika sahibi veya müdür olur. Sosyal kastlaşma önlenir.
TÜİK ‘in açıklamasına göre 2024 yılında;
- Kamu ve özel toplam eğitim harcamalarının GSYH’ ya oranı yüzde 4,9 ,
- Kamu eğitim harcamalarının GSYH’ oranı ise yüzde 4,0 ve
- Özel eğitim harcamalarının GSYH’ ya oranı da yüzde 0,9 oldu.
1.Türkiye eğitime düşük kaynak ayırıyor.
UNESCO eğitim harcamaları, 2021 ve 2022 araştırma verilerine göre,
- 2021 yılı 158 ülke eğitim harcamasının GSYH ‘ya oranı ortalama 4,48’dir. Türkiye de yüzde 3,54’ tür.
- 2022 yılı için 113 ülke eğitim harcamalarının bütçe içindeki payı ortalama olarak 13,94’ tür. Türkiye de bu oran yüzde 8,78’dir.

Türkiye dünyada eğitim harcamalarına en az pay ayıran ülkeler arasında yer alıyor.
2.Paralı eğitim, fırsat eşitliğini önlüyor.
Türkiye de bir anaokulu yıllık ücetinin 43 bin Euro olduğunu açıkladı.
İtalya’da İngilizce eğitim veren ve Türkiye’nin muadil kabul ettiği tıp fakültelerinde yıllık okul ücreti 18 bin Euro’dur.
Türkiye de İngilizce eğitim veren vakıf tıp fakültesi yıllık yüzde 50 indirimli ücreti 48 bin Euro’dur.
Üniversite seçme sınavlarından daha düşük puan da alsa parası olanlar vakıf üniversitelerinde okuyabiliyor.
Bir ekonomide katma değer yaratmada etkili olacak insan gücü yaratmada; eğitim yapacakların en geniş tabandan ve en yetenekli olanlar arasından seçilmesi gerekir. Yani eğitimde fırsat eşitliği, olmalıdır. Eğitimin paralı olduğu bir sistem içinde, fırsat eşitliği sağlanamaz.
- Türkiye’nin eğitim politikası ve eğitimde planlama yoktur.
Zorunlu eğitim sırasında ve sonrasında, özellikle yükseköğrenimde insan gücü planlaması yapılmalı ve ihtiyaca, piyasa talebine göre eğitim yapılmalıdır. İnsan gücü planlaması ülkenin ihtiyacına göre, piyasanın talebine göre, kalite ve vasıfta insan yetiştirmektir… İşsiz kalmış bir insana yapılan yatırım, atıl bir yatırıma dönüşmüş olur. Bunun içindir ki eğitim planlaması siyasi ve ideolojik hedeflerden uzak tutulmalıdır.
Yüksek okul için yurt olmadığı halde, bazı il ve ilçelerde devlet imam hatip lisesi öğrencileri için lüks bir yurtlar yaptı. Ama öğrenci olmadığı için bunlardan bazıları atıl kaldı.
İmam hatip okullarına daha çok kaynak aktarılıyor ve öğrenciler zorlanıyor. Türkiye’nin ihtiyacı üstünde imam- hatipli yetişiyor. Bu sorun eğitimde kaynakların etkinsiz kullanılmasına neden oldu.
4.Yüksek öğrenimde popülizm, eğitime ayrılan kaynakların çar-çur edilmesi demektir.
Türkiye de açık öğretim sistemi, 1982 yılında Üniversite önünde birikim önlemek için YÖK’ le birlikte başladı. Bu nedenle her ile ve neredeyse ilçeye üniversite ve yüksek okullar açıldı. Aynı amaçla, açık öğretim ve uzaktan eğitim getirildi.
2024/2025 ders yılında devlet Üniversiteleri içinde örgün eğitimin payı yüzde 46’dir. Çoğunluğu yüzde 54‘ü açık öğretim ve uzaktan eğitimdir.

Açık öğretimde mezuniyet oranı ortalama yüzde 7’dir. Dahası mezunları da iş piyasasında tercih edilmiyor. Yani açık öğretimle hem kaynak kaybı yaşıyoruz hem de gençlerimizi kandırıyoruz. Siyasi iktidarlar da üniversite önünde birikimi azalttık diyorlar ve bu işlerine geliyor.
Gerçekte ise; üniversite eğitimi kitabi bilgilerle sınıf geçmek değildir. Üniversite eğitimi süreklilik ister. Üniversite içinde öğrencinin bire bir öğretim üyesi ile çalışması gerekir. Üniversite içinde tartışmalara katılması gerekir. Böylece öğrencinin analiz ve sentez yeteneği gelişir.
Dünyanın her tarafında açık öğretim var. Ancak bunlar ev hanımlarına, meslek sahiplerine genellikle işlerinde destek olacak bilgiler verir. Bazıları da çalışmayan hanımlarına yöneliktir. Türkiye’de yanlış olan açık öğretimin örgün eğitimin yerine ikame edilmek istenmesidir.
Maalesef artık bu günkü eğitim sistemimizde kalem kılıçtan keskin değil.
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
Yayınlama 7 Aralık 2025
