Kürsüde cümlesi eksik sözlü…
Yılın o büyülü zamanı yine geldi:
Hemşeri geceleri!
Davetiye hazırlanır, tüm halkımız davetlidir…
Tüm derken parası olan…
“Tüm halk” kısmı kapıda listeyle alınıyor, davetiye şart.
Yoksa kaz değil, pilav bile göremezsin.
Yani kurtuluş var ama halk kısmı temsili.
Mekân belli:
İstanbul’un beş yıldızlı otelleri veya davet salonlarından biri.
Kıyak giyineceksin…
Kapıda vale,
İçeride kaz kokusu,
Sahnede sunucu.
İçeride masa düzeni özenli: protokol masası,
Önde dernek başkanları, arkada dayılar, daha arkada ise kaderine terk edilmiş “gerçek halk”.
Önde oturduysan ne ala, arkada kaldıysan, yenge sorar, “senide arkaya atmışlar, hani sayılan, sevilen biriydin…”
Masalarda “yerel ürünler konsepti” denen bir menü:
Kars gravyeri, Ardahan deri peyniri, Göle kaşarı, Iğdır kaysısı hoşafı, Posof balı mı? Onları bulamazsın…
Onların yerine…
Kaz Sakarya’dan, peynir naylondan, hazır lavaş, fanta, kola, su.
Her şey “otantik”, sadece yöresl otantikliğin kendisi yok.
Kürsüde konuşmalar başlar…
Sunucu: “yöremizin değerlerinden”anonsu yapar…
“Değer” çıkar çıkmaz “Heycanlıyım, soğuk algınlığı, sesim kısıkk…”
“İyide birader konuşamıyorsan niye çıktın orya” diye düşünürken…
Dernek başkanı söze girer:
“Birlik olmasak köyümüz bugün bu durumda olmazdı!”
O sırada arka masadan biri kısık sesle:
“Zaten kimse köyde kalmadı başkan, o yüzden dağınık durumdayız.”
Ama o ses mikrofona ulaşmaz, hoparlör hep ön tarafa dönüktür.
Ve gece biterken:
Kaz çekilişi!
Halay.. (Tabi şehitleri anarken de halay şart…)
Ha bu arada, yörenin ünlü birini, siyasetçiyi bulup dişleri göstererek selfi çekmek şart, eee! ertesi gün Facebook’ta nasıl hava atacaksın…
Son perde…
Yerel basında biri bağırır toplu fotoğraf çekelim…
O anda ortada yada önde poz vermek için yarışan insanlara tanıklık edersin.
Ertesi sabah sosyal medyada manşetler hazır:
“Unutulmaz bir geceydi!”
“Birlik ve beraberlik içinde gururlandık!”
“Ne mutlu köylüyüm diyene!”
Oysa geceden akılda kalan;
Egoların parıltısıdır.
Hersene aynı şeyler…
Arkadaş hiç mi değişmez…
Velhasıl…
Kurtuluş gecesi, kaz gecesi, kutlamanın sonunda
Milyonlarca hemşerinin içinde, sayıları 60-70 kişiyi geçmeyen aynı İnsanlar eşliğinde,
tek kurtulan yine otel veya salon sahibi oluyor…Vesselam…
Saygılarımla

