(El öpmeyi sevmem, el öpenleri Gözleyen biri olarak yazıyorum…)
Bir kere iyi eğileceksin, eğilirken kıçı iyi ayarlayacaksın.
Öpülecek elde temiz olmalı hani, tuvaletten çıkan ele dikkat…
Öperken…
Mesafe ayarı…
Eli sıkı tutma…
Hedefe iyi kilitlenme çok önemli…
Öpülecek eli yakaladıktan sonra bırakmamak da hakikaten önem taşır…
Yoksa el öpeceğim derken, adam elini çeker öpücüğünle adamın önünü öpmemek zorunda kalırsın…
Eli kaçırmayacaksın…
“Eli elden kaçırdınmı” bunalıma girmen olası bir durumdur…
El öpmenin ses versiyonları da vardır…
Sesli öpmeler, el öpmenin etkisini artırmak açısından akılda tutulması gereken bir noktadır, müzik gibi sanki…
“Şapur…” “Gulkkk…” “Muuhh….” bunlar hafif sesli olandır…
Sanki “Muuuuççç…” El öpmenin uzun havası gibi…
El öpmeleri seyredince…
Çeşitlerinide fark ettim:
Saygı öpüşüne lafım yok…
Lakin Hısız öpüşü- İhale öpüşü… – Parti değiştiren öpüşü… – Kredi öpüşü… – Milletvekili adaylığı öpüşü… – Terfi öpüşü… – Akademik öpüş, vs…çok farkediliyor çok…
Son zamanda siyasi bir moda oldu…
Yapmayın arkadaşlar!…
Koca koca adamsınız, yaş Kemal’e ermişsiniz…
Başkan olmuşsun, mesela…
Üstelik halk seçmiş,
Bir yöreyi, bir halkı temsil ediyorsun…
Sana kısmet olmuş şerefli bir görev…
Halkın iradesini, onurunu, şerefini temsil ediyorsun.
Zibil olup ayaklar altına serpilmiş, eğilip bükülüp,
El etek öpmek nedir ulan..
Saygılarımla.

