

Ağrı Dağı’nın eteklerinde bir mağarada dünyaya gelen GURCİ adlı Kürt bir kadının olağanüstü yaşamı yer alır.
Gurci, The Daughter of Ararat, bir halkın sessiz tarihine açılan kapıdır. Daha önce Türkçede “Benim Adım Gurci” adıyla yayımlanmış olan bu belgesel roman, şimdi uluslararası okurlarla buluşmak üzere İngilizce olarak hazırlanmıştır. Kitap, yalnızca bireysel bir yaşam öyküsünü değil, aynı zamanda 20. yüzyıl başında Anadolu ile Transkafkasya arasında sıkışıp kalmış Kürt toplumunun unutulmuş belleğini de kayıt altına alır.
Romanın merkezinde, 1919 yılında Ağrı Dağı’nın eteklerinde bir mağarada dünyaya gelen Gurci adlı Kürt bir kadının olağanüstü yaşamı yer alır. Gurci, okuma yazma bilmeyen bir kadın olmasına rağmen, yaşadığı döneme dair güçlü bir hafıza taşımaktadır. Roman, bu hafızanın sözlü anlatılarla nesilden nesle aktarılmasını merkeze alarak, modern tarih yazımında genellikle dışarıda bırakılan kadın sesini ve kırsal halkların deneyimlerini görünür kılar.
Kitapta, 1919’daki Kaça-Kaç (büyük göç ve can havliyle kaçış) yılları; 1926–1930 arasında yaşanan Ağrı Dağı İsyanı ve bu isyanın sosyopolitik sonuçları; yarı göçer aşiretlerin yaşam pratikleri; zorunlu evlilikler, kadınların suskunluk içindeki direniş biçimleri; sürgünler, iktidarla karşı karşıya gelişler ve nihayetinde kolektif hafızanın nasıl şekillendiği ayrıntılı olarak işlenir. Gurci’nin tanıklığı, yalnızca bireysel bir yaşamın kırılma anlarını değil, aynı zamanda devlet, sınır, kimlik ve aidiyet gibi kavramların halk katındaki yansımalarını da açığa çıkarır.
Eser, kurguyla arşivsel gerçeklik arasında kurduğu ince dengede, belgesel romana özgü bir sadelik ve içtenlikle ilerler. Bu yönüyle hem akademik hem de edebî çevreler için kıymetli bir kaynak niteliğindedir. Kitapta yer alan 60’tan fazla orijinal fotoğraf, görsel hafızanın yazılı anlatıya eşlik ettiği çok katmanlı bir yapı sunar. Görseller, yalnızca estetik değil, tarihsel tanıklık değeri de taşır.
Gurci, The Daughter of Ararat, sözlü tarihin, kadın hafızasının ve taşrada şekillenen toplumsal belleğin güçlü bir anlatısıdır. Eser, Kürt edebiyatı, kadın çalışmaları, hafıza çalışmaları, sözlü tarih ve göç sosyolojisi gibi alanlarda da dikkat çekici bir katkı niteliğindedir. Mücahit Özden Hun’un titiz saha araştırmalarına ve yıllar süren sözlü tarih kayıtlarına dayanan bu çalışma, Türkçe ve İngilizce edebiyat arasında kültürel bir köprü kurmaktadır.
Bu roman, sadece bir isyanın değil; bir annenin, bir kadının, bir halkın yok sayılmış geçmişine tutulmuş güçlü bir ışıktır.
Kitap Adı: “Gurci, The Daughter of Ararat” (Gurci, Ararat’ın Kızı)
Yazar: Mücahit Özden Hun
Yayınevi: ALTER YAYINLARI Sahibi: Hasan İlhan ADRES: Zübeyde Hanım Mahallesi Elif Sok. 7/165 Sütçü Kemal İşhanı ALTINDAĞ 06070 ANKARA Telefon: 0532 203 96 57
İletişim: Büyük Sanayi.1. Cad. Elif Sok. No: 7/ 165 Altındağ- İskitler- Ankara- Türkiye
Mail. alteryayincilik@gmail.com : www.alteryayinlari.com
Tel: 0(312) 341 89 96.
Son kitabım “VATİKAN’DA BİR KÜRT KARDİNAL” bu hafta raflardaki yerini alıyor. 285 sayfalık bu roman tadındaki belgesel eser, Ararat’ın eteklerinden Vatikan’a uzanan sessiz ve derin bir yolculuğun izini sürüyor.


