2026 Ekonomi Nereye Gider? (1)

Bir ülkenin ekonomik istikrar sorununu, iç siyasi kararlar ve gelişmeler, küresel ekonomide gelişmeler, Dünya jeopolitik sorunları etkiler.

Son yıllarda Dünyada işsizlik azaldı, enflasyon düştü ve fakat bizde arttı. Demek ki bizdeki sorunun kaynağı yanlış yönetimdir. Yani dış güçler yok, iç yanlışlar var.

1) 2026 Küresel konjonktür 

1980 sonrası başlayan küreselleşme ve uygulanan yeni liberal politikalar -Monetarist temelli politikalar artık ömrünü tamamladı. Bugüne kadar bu politikalar, finans sektörünü kutsadı ve bu nedenle, finans sektörü ile reel sektör arasında finans dengesi bozuldu. Küresel kırılganlık arttı. Dünya kumar masası oldu.

Serbest kambiyo sistemi gelişmekte olan ülkeler içinde, cari fazla veren ülkeler lehine çalıştı, cari açık veren bazı ülkeler yoksullaştı. Dünyada tüm ülkelerde gelir dağılımı bozuldu dünyada yoksul sayısı arttı.

Bunun içindir ki 2026 yılında tüm dünyada korumacı politikalar daha çok devreye girecek.

2) 2026 yılında Türkiye dünyadan negatif ayrışmaya devam edecektir. 

Türkiye, 2014’den başlayarak, Dünyanın en kırılgan ülkeleri arasına girdi, 2018 ve 2021 TL krizi yaşadık.

Halen dünyada ortalama enflasyon oranı 2025’te yüzde 4 iken Türkiye de yüzde 31‘dir. 2026 yılında dünya enflasyon ortalaması yüzde 3,7, Türkiye de ise İMF ve OECD verilerine göre yüzde 20,8 olarak bekleniyor.

Türkiye’nin içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler 2026 büyüme ortalaması yüzde 4,2, Türkiye için yüzde 3,7’dir.

2026 gelişmekte olan ülkeler işsizlik oranı yüzde 6, Türkiye için yüzde 8,5’tir.

Türkiye 2026 programında enflasyon tahmini daha düşük, büyüme tahmini daha yüksektir. (Aşağıdaki tablo)

Kaynak; İMF, OECD, İLO

3) Dış açıklar 2026 da devam ediyor.

OECD 2026 yılında Türkiye’nin cari açığının GSYH’ ya oranını yüzde 3,3 olarak tahmin ediyor. 2026 programında ise bu oranın yüzde 1,3 olacağı söyleniyor.

Dış ticaret açığı ve cari açığın düşmesi için,

Bir … Türkiye’nin Çin’den ithalatının düşürülmesi gerekir. Zira Çine ihracatımız yok denecek kadar düşük ve fakat her yıl ortalama 40 milyar dolar dış ticaret açığı veriyoruz. Çin’den teknoloji, yatırım malı ithalatımız da çok düşüktür. Çin’e karşı verdiğimiz açığın tutulur, rasyonel bir tarafı yoktur. Ama 2026 da Çine karşı dış açık vermeye devam edeceğiz.

Bundan çıkan sonuç; demek ki Çin’le dış ticaretimiz rasyonel kararlara göre değil, belli lobilerin baskısına ve bazı kesimlerin beklentilerine göre oluşuyor.

Dahası 2026 da Euro bölgesinde büyüme düşük, yüzde 1,1 seviyesinde bekleniyor. Bu oran 2026 küresel büyüme ve gelişmekte olan ülkeler büyüme oranından daha düşüktür. Türkiye ihracatının yarısına yakınını AB ‘ye yapıyor. AB’ de talep düşük kalacak ve ihracatımızda kısmen daralma olacaktır.

İki… Üretim yapımız, ithal girdi ve hammaddeye bağımlıdır. Eğer ithal etmezsek, üretim yapamayız.

4) 2026 da Gelir dağılımı daha çok bozulacak, yoksulluk artacaktır..

Asgari ücret, emekli maaşları ve işsizlik oranlarına bakarsak, 2026 da gelir dağılımının daha da bozulacağının ve yoksulluğun artacağını tahmin etmek zor değil.

5) 2026 da riskler, 

Kurlar mutlaka artar, ama bu artış kur şoku düzeyinde de olabilir. 

Son üç yıldır, MB döviz alarak kurlar üstüne baskı yapıyor. Bankalara ve ihracat gelirlerine baskı yapıyor. Bu nedenle benim İTO enflasyonunu kullanarak yaptığım hesaba ve 2003 baz yılına göre, Dolar kurunun 55 lira olması gerekir. İhracat baskısı da olunca, 2026 da kurların enflasyonun üstünde artması kaçınılmazdır.

Biriken riskler var. Faizler düşünce sıcak para çıkar ve kur şoku oluşabilir.

En önemlisi de kur şoku yaratacak risklerin artmasıdır.

Yayınlama 30 Aralık 2025

Yayın Köşe YazılarıSon Köşe Yazılarıvitrinvitrin2Yeni Çağ

About Post Author

About Post Author