Yerel Yönetimlerde Yetenek Nasıl Yönetilir?

Yerel Yönetimlerde Yetenek Nasıl Yönetilir?

Yetenek kavramı, kurum verimliliği ve başarısı ile çalışan performansını arttırmaya yönelik gözlemlenebilen, ölçülebilen bilgi, beceri ve davranışlar bütünü olarak tanımlanmaktadır.

 

Yetenek Yönetimi ise, kurumların tüm kademelerinde yer alan çalışanların, özellikle de yöneticilerin işbirliği ile birbiriyle iletişim halinde olmasını zorunlu kılan bir kavramdır. İşgücü planlamaları, personel alımları, personel eğitimleri, personel geliştirme çabaları, mevcut yeteneklerin gözden geçirilmesi, performans değerleme çalışmaları işletmelerin ayakta kalmak için yapmaları zorunlu hale gelen uygulamalardır.

 

Yetenek Yönetiminin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde en önemli etken küresel demografik değişimlerlerdir.  Gelişmiş ülkelerde artan yaşam süresi ve azalan doğum oranları nedeniyle dünya nüfusun yaş dağılımında değişikliklere neden olmuştur. Bu durum kurumların sahip oldukları yetenekli çalışanları elde tutmalarının önemini artırmaktadır.

 

Bireyin yeteneğinin oluşumu konusunda iki farklı görüş bulunmaktadır. Bu görüşlerden biri yeteneğin doğuştan geldiği, diğeri ise yetiştirilme ile ortaya çıktığı yönündedir. Yeteneğin doğuştan olduğu görüşüne göre aynı eğitimi alan yetenekli bireylerin her zaman diğerlerinden daha fazla üstün performans göstereceğidir. Ancak yeteneğin yetiştirilme ile ortaya çıktığını düşünenler ise doğal olarak gelen yetenek eğilimlerini reddetmemekte ve pratik yapmanın yeteneği oluşturan esas nokta olduğunu ileri sürmektedirler. Davranış bilimci John B. Watson gerekli çevresel koşullar ve imkanlar sağlanırsa bireyin herhangi bir alanda uzman ve yetenekli bir birey olarak yetiştirebileceğini de savunmaktadır.

 

Geçmişte maliyet unsuru olarak görülen çalışanlar artık günümüzde kurumların gelişimine katkı sağlayan potansiyel yetenekler olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu nedenle çalışanın verimli şekilde çalışmasını sağlamak için çalışanın bilgi, yetenek ve  beceri seviyesini doğru biçimde değerlendirebilmesi son derece önemlidir.

 

Yapmış olduğum bir çalışmada yetenek yönetimi aracılığıyla insan kaynaklarının üst düzey yönetim kariyerine yönlendirilmesi olanaklarını inceleme fırsatı buldum. Bu inceleme esnasında İstanbul (Anadolu yakası) ilinde faaliyet gösteren kamu çalışanlarına kişisel bilgi formu, yetenek yönetimi ölçeği anket formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; çalışanların cinsiyetlerine, yaşlarına, medeni durumlarına ve çalıştıkları sektöre göre yetenek yönetimi algıları konusunda herhangi bir farklılık bulunmadığı, eğitim durumunun yetenek  yönetimi üzerine etkisi olmadığı görülmüştür.

 

Yerel Yönetimler açısından değerlendirildiğinde…

 

Örgütlerde yetenek yönetiminin başarısının temelinde kurumların strateji ve hedefleriyle uyumlu olması, vizyonlarını hayata geçirebilmeleri için doğru mevki ve görevlere uygun çalışanların işe alınmaları gerekmektedir. Diğer yandan çalışan performanslarının takip edilerek geliştirmelerine fırsat tanınması, bu yetkin insanların elde tutulmaları için gerekli uygulamaların geliştirilmesi, iş süreçlerinin devamlılığı için yedeklemelerinin yapılması, özellikle üst yönetim tarafından yetenekli bireylerin desteklenmesi ve sahiplenilmesi gerektiği anlamına gelmektedir.

 

Son yıllarda yetenek ihtiyaçlarının tespit edilmesini öngören analizler veri madenciliği için kullanılan bilgi aracı konumundadır. 20.yüzyılın sonuna doğru teknolojik ve yenilikçi bir çok değişiklikler yaşanmıştır. Peter Drucker’a göre, bilgisayarlar aracılığı ile kişisel bilgi ve bilginin analizinin yapılması önemli ve köklü bir değişim olarak görülmektedir.

Entelektüel sermaye aşısından bakıldığında ise bilgi, beceri, deneyim ve enformasyonun oluşturduğu, kurumların mevcut ve gelecekteki başarısını doğrudan etkileyen ve rakip firmalarla kıyaslamada konumunu ortaya koyan yeni fikirleri ürünlere ve hizmetlere dönüştürebilme yeteneği olarak görülebilir. Diğer bir deyişle entelektüel sermaye; katma değer yaratan dinamik bir unsur olup, pazardaki marka, patent gibi entelektüel mülkiyet varlıkları, insan kaynakları, teknoloji, veri tabanı, süreçler gibi altyapı varlıklarına dayanmaktadır. Yönetim tarzlarına ilişkin Koç ve Mentor olarak tanımlanan iki yönetim modeli çağdaş yaklaşımlar olarak dikkat çekmektedir. Koç yöneticiler, gözlemleyen, yorumlayan ve geri beslemede bulunan kişiler olup, çalışanların yanında yer alıp ve kendi kendine öğrenmesi için fırsat tanır, özgüvenlerini arttırmaya çalışırlar. Mentor yöneticiler ise, danışmanlık yapmaya odaklanarak mesleki bilgilerinin gelişmesinde rol model olmayı amaçlarlar.

 

Sonuç olarak; yetenek yönetimi yerel yönetimler açısından değerlendirildiğinde kurumların vizyonlarını hayata geçirebilmeleri için doğru mevki ve görevlere, doğru insanların işe alınmaları, performanslarının takip edilerek geliştirmelerine fırsat tanınması anlamına gelmektedir. Bu yetkin insanların elde tutulmaları için gerekli uygulamaların geliştirilmesi, onların eğitilmesi ve iş süreçliliğinin devamlılığı için yedeklemelerinin yapılması gerekmektedir.  Her ne kadar bu şekilde ifade edilse de yetenekli insanları elde tutmak ve memnun etmek, kuruma bağlılıklarını kazandırmak zor iştir. Bu nedenle yetenekli bireylerin standart dışı eğitimlerle elde tutulması ve mevcut insan kaynağı uygulamalarının yenilikçi yöntemlerle geliştirilmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

 

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.