KÜRESEL ISINMA, SERA GAZI, İDEAL KENTLEŞME, MOTORLU ARAÇLAR, TOPLU TAŞIMA, SPEKÜLATİF PLANLAMA, VS.

KÜRESEL ISINMA, SERA GAZI, İDEAL KENTLEŞME, MOTORLU ARAÇLAR, TOPLU TAŞIMA, SPEKÜLATİF PLANLAMA, VS.

Özellikle pistonlu motorlar, 100 yılı aşkın bir zamandan beri, %35-40 lık performansı ile, başarılı bir buluş olamadı. Doğanın tahribatına ve küresel ısınmaya da neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Resimde gördüklerimiz, doğanın çok ender maden ve minerallerini ne büyük bir hızla tükettiğimizin belgesidir. Araçlarda kullanılacak Elektrikli motorların da, Elektrosmog (elektromanyetik dalgalar) yayılımı ile insan sağlığına büyük olumsuz etkisi olacaktır. Elektrikli araçların kullanımı kitlesel boyuta ulaştığında , 10 yıl 20 yıl sonra ne tür yeni hastalıkların insanoğluna bulaşabileceğine, şimdiden kaygılanmak gerekir. Çünkü, cep telefonlarında kullandığımız, lityum iyon pillerin aynısından on binlerce pilin üzerine oturmuş olacaksınız, elektrik motorlu aracınızı kullanırken!
Elon Musk, Dünyanın en zenginleri içinde yer almakta ve ürettiği elektrikli araçların reklamına milyarlarca dolar harcayabilmektedir. Bu kadar çok reklam, araçlarının satışını da kolaylaştırıyor, tabii ki. 400 klilo ağırlığındaki batataryası ile ancak 400Km. Yol yapılabilen araçlar, alanların elinde kalabilir. Bu özellikteki araçlar, bahçeli evi olan veya evinin altında garajı olan, günlük 150-200 Km. den fazla yol yapmayanlar için cazip olabilir belki. Kent içi ulaşımı için bile henüz ideal bir çözüm sunamamaktadır
Yakıt olarak elektrik enerjisi, çevre kirlenmesi ve küresel ısınma konusunda da çok masum bir enerji kaynağı değildir. Elektrik üretimi, üretimin yapıldığı kaynakta, en büyük zararı doğaya vermektedir. Termik santraller, kaynağında, atmosfere sera gazlarını yoğun bir şekilde boşaltmaktadırlar.
Hidroelektrik santraller, doğanın en nadide vadilerini, tarıma elverişli arazilerini, hatta, arkeolojik tarihi sitleri bile tamamen su gölü haline getirmektedir.
Bir başka ve en uyumlu çözüm olarak, Hidrojen yakıtlı araçlara yoğunlaşmak alternatifi, mevcutlar içerisinde kanımca en uygunu olanıdır . Dünyada en fazla bulunan madde, H2O (Su) Bileşenidir. Hidrojen ve oksijenden oluşmaktadır. Hidrojen gazının kendine özgü sorunlarına çözüm geliştirerek, basınç altında sıvılaştırarak, sıfır emisyonlu bir yakıt olarak kullanılabilinir.
Özel araçların yaygınlaşması ile, hızla büyüyen 10 milyonluk, 20 milyon nüfuslu kentler çoğalmaya başlamıştır. Bu yapıdaki kentlerin yaşayabilmesi için, özel araçlar kaçınılmaz olmuştur veya özel araç üreten şirketler kentlerin planlamasına da karar verecek duruma geldiler. Bunun en aşırı örnekleri ABD. de görülmüştür. 9-10 Milyon nüfusu barındıran Californiya Kenti, 160 Km. ye 100 Km. lik bir alana yayılmıştır. Araçtan inmeden banka hizmeti, restoran hizmeti verilmesinin yollarına gidilmiştir. Bir komedi fıkrası gibi; bir zamanlar California’da, aracından inmeden sinema hatta kilise de dini görevini yerine getirme hizmeti bile gerçekleştirmek mümkün olmuştur.
Özellikle İkinci Dünya savaşından sonra, ABD. de ve benzer ekonomik büyüme politikalarını benimsemiş ülkelerde, özel araba sahipliliği, “şartlandırılmış mutluluğun” önemli bir öğesi konumunda olmuştur.
Özel araç sahipliliği ve motorize taşımacılık bağımlılığı, kentlerin rasyonel gelişmesinin önünde büyük bir handikap oluşturmuştur.
Gezegenimiz ölçeğinde, Doğal afetler, Küresel Isınma gibi büyük felaketleri kontrol altına alabilmek için, kentlerimizin geleceğini rasyonel bir şekilde, spekülatif bir ekonomik faaliyet alanı dışında rasyonel planlarla şekillendirmeliyiz.
Nüfusu 5 (Beş) milyondan fazla kentlere sınır getirilmelidir. Neden 5 milyon Kentler? İnsanoğlunun birikimlerini biri birine aktarabildiği, iletebildiği ortamlardır aynı zamanda kentler.
Büyük ve önemli kültür, eğitim, kaliteli zenaat ve sanat faaliyet ve ürünlerinin pazar yeri bulabilecek alanlar, meydanlar, karşılaşma ve etkileşme alanları ve bu alanlara ulaşımın çok kolay ve maliyetsiz veya çok ucuz olması, kent olmanın kaçınılmaz gerekli öğeleridir.
Bu kalitede yapıların ve meydanların inşasının finansmanının mümkün olabilmesi belirli optimal bir nüfüs eşiğini de gerekli kılmaktadır. Optimal sınırın üstüne çıkıldığında, obez vücutlar gibi kent dinamiğini kaybetmektedir.
Toplamda nüfusu 10 milyonu geçmeyen, hiçbir denize kıyısı olmayan tamamen dağlık bir coğrafyaya oturan İsviçre’de, en büyük kentin nüfusu 500.000 (ZÜRİH) geçmediği gibi, Dünyanın, en üretken, en “asker”, kişi başına düşen gelir açısından en yüksek (60-70 Bin $) seviyede olan ülkekelerden biridir.
Ülkelerin rasyonel fiziki planlaması, gelişmişlik düzeyinin ülke sathına akılcı homojenlikte yayılması ile mümkün olacağını unutmamak gerekir. Ülke bütünlüğü de bu şekilde sağlam temeller üzerine oturmuş olur.
Kentlerde ana ulaşım ağı her noktaya, temiz ve hızlı ulaşımı sağlayacak toplu ulaşım çözümleri ve planları ile mümkündür.
Özel araçlara caydırıcılık, toplu ulaşıma büyük teşvikler, ülkelerin makro düzeyde ekonomi programlarında yer almalıdır.
Günümüzün büyük kentlerinde yaşayan insanların, önemli bir kısmının, günlük muheceratları boyunca, 2, 3, 4, ve yer yer daha fazlası saat zamanı, yollarda geçmektedir.
işte resimde gördüğümüz o müthiş insan beyninin sınırsız tasarım imkanlarının çağrıştırdığı düşünceleri, ben de bu şekilde ifade etmek gereği duydum. Sabrınızdan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. 14.08.2022

 

About Post Author