Kalp Hastalığı Olanlar Oruç Tutabilir mi?

Kalp Hastalığı Olanlar  Oruç Tutabilir mi?

Dünyada  farklı kültür ve çoğrafi bölgede yaşayan  yaklaşık 1.5 milyar islam alemi  mübarek ramazan ayının gelişini çoşku ile karşılamaktadır. Oruç hem ruhen hem de bedenen kişiyi dinlendirerek bir huzur verir. Hipertansiyon, şeker hastalığı ve kalp hastalığı gibi Kronik bir hastalığı olanlar ramazanda oruç tutabilirler mi konusu sürekli gündeme gelir. Özellikle ramazan ayının gelişi ile  sıkça sorulan bir soru ; kalp hastalığı olanlar ramazanda oruç tutabilir mi?  Kalp hastalığı olanlar oruç tutabilir ya da kalp hastalığı olanlar oruç tutamaz diye bir genelleme yapılamaz. Riskleri bireysel olarak değerlendirmek gerekir. Doğal olarak farklı çoğrafi bölgelerde iftar ve sahur arasındaki süre de farklı olmaktadır. Farklı çoğrafi bölgelerdeki mevsim durumu , çalıştığı iş ve işin ağırlığı, iftar sahur arasındaki süre, kişinin mevcut hastalığı, kullandığı ilaç ve dozları ve tedaviye uyum  göz önünde bulundurularak bir öneride bulunmak uygundur.

Ramazanda oruç tutmanın verdiği manevi huzur ve ruhen güçlü hissetme hali dışınde insan vucüdu için bir çok yararlı etkisi olduğu bilimsel olarak  kanıtlanmıştır. Yapılan çalışmalarda uzun süreli açlığın ateroskleroz gelişimi için önemli bir risk faktörü olan inflamasyon ve sempatik aktiviteyi  azalttığı , aynı zamanda ramazan öncesi dönem ile karşılaştırıldığında ramazanda iyi huylu olan HDL kolesterolün arttığı , zararlı olan LDL kolesterolun ise azaldığı gösterilmiştir. Bu da kalp hastalığı olanlar için olumlu bir etki oluşturur. Yapılan çalışmalarda ramazan ayında oruç tutanlarda ramazan ayı öncesi dönem ile karşılaştırıldığında, ramazan ayında akut kalp krizi nedeni ile hastaneye başvurularda bir değişiklik olmadığı hatta bazı çalışmalarda azalma eğilimi olduğu gösterilmiştir. Genel kural olarak stabil koroner arter hastalığı olan hastalar oruç tutabilir Ancak aktif göğüs ağrısı-nefes darlığı olanlar, son 6 ay içinde koroner by-pass ameliyatı olanlar, son 3-4 ay içinde kalp krizi geçirenler ya da koroner stent takılanlarda ramazan ayında oruç tutmamaları önerilir.

Kalp Yetersizliği Olan Hastalar

Kontrol altında ve diyet-tedaviye uyum gösteren stabil kalp yetersizliği olan hastalar doktor gözetimi altında oruç tutabilirler.  Kalp yetersizliği olan hastalarda en önemli sorun diyet ve tedaviye uyumsuzluktur. Ramazan ayında yaşam tarzı değişikliği, uyku düzeni ve diyet değişikliği olduğu için kalp yetersizliği olan hastaların uyumu zor olabilir. Bu nedenle ramazanda diyet ve tedaviye uyum göstermeyen hastalar, sıcak bir iklimde oruç tutanlar ve idrar söktürücü dediğimiz diüretik ilaç kullanan kalp yetersizliği hastalarında dehidratasyon sorunu gelişebilir. Bu  hastalarda sıvı ve elektrolit denge  bozukluğu sonucu kalp yetersizliğinin kötüleşmesi ve çeşitli aritmilere sebeb olabilir. Kalp yetersizliği olup oruç tutmak isyeten hastaların, ramazan öncesi eğer mümkün ise hekimine danışarak günde 1 ya da 2 dozda (iftar ve sahurda) kullanılacak şekilde daha uzun yarı ömrü olan ilaçlara geçmek  uygun olur. Yapılan çalışmalarda tedaviye uyum gösteren stabil kalp yetersizliği olan hastalarda ramazan ayında kalp yetersizliğinin kötüleşmesinde bir artış olmadığı gösterilmiştir. Genel olarak kontrol altında olmayan dekompanse kalp yetersizliği hastaları, günde 2 doz ya da daha fazla dozda diüretik ihtiyacı olanlar  veya  gün içinde 2 den fazla dozda ilaç alması gereken hastalar ramazanda oruç tutmamaları önerilir.

 

Kalp Kapak Hastalığı Olan Hastalar

Kapak hastalıkları ; hafif bir mitral kapak kaçağından ileri mitral darlığı-aort darlığı ve mekanik kapak ameliyatından (replasmanından) oluşan geniş bir alanı kapsar. Hafif kapak rahatsızlıklarında ramazanda oruç tutmalarında hiçbir sakınca yoktur. Ancak ileri evre kapak hastalıkları ve kapak ameliyatı olan hastaların mevcut durumu ve kullandıkları ilaçlar göz önünde bulundurularak bir öneride bulunmak gerekir. Tedaviye rağmen nefes darlığı şikayeti olan hastaların  oruç tutmamaları gerekir. Mekanik kapak replasmanı olan hastalar eğer durumları stabil ise oruç tutabilirler. Ancak bu hastalar sürekli olarak coumadin adlı antikoagülan ilacı kullanmak zorundalar. Coumadin ilacı bir çok faktörden etkilendiği için ramazan boyunca sık sık  INR kontrolü yapılması gerekir.

 

Aritmi ve Kalp Pili Olan Hastalar

Aritmiler ; sinüs taşikardisi, supraventriküler taşikardiler, atriyal fibrilasyon ve hayatı tehdit eden ventrikül taşikardi/fibrilasyondan oluşur. Bu hastaların ramazanda oruç tutmaları ya da  tutmamaları altta yatan primer hastalığına bağlıdır. Eğer alttan yatan asıl hastalığı stabil ise oruç tutmalarında bir sakınca yoktur. Ancak ileri derecede kalp yetersizliği ile birlikte hayatı tehdit eden bir aritmi varsa oruç tutmamaları önerilir. Genelde bu tür aritmi şikayeti olan hastalara ICD (şok) cihazı takılır. Bu nedenle ICD cihazı olan hastaların oruç tutmaları sakıncalı olabilir. Kalbin iletim sisteminden kaynaklanan bozuklukları düzeltmek için kalp pili takılan hastaların oruç tutmalarında bir sakınca yoktur.

 

Sonuç olarak kalp hastaları ramazanda oruç tutamaz ya da oruç tutabilir şeklinde bir genelleme yapılamaz. Mevcut hastalığın tipi, hastalığın  derecesi, kullandığı ilaçlar, hastanın diyet ve tedaviye uyumu dikkate alınarak bireysel  bir karar verilir. Diyet ve tedaviye uyum göstermeleri koşulu ile ramazanda stabil kalp hastalarının çoğu oruç tutabilir. Ancak kalp hastalığı olan ve ramazanda oruç tutmak isteyen hastalar; ramazan öncesi bir hekime danışıp hekimin önerileri doğrultusunda hareket etmeleri uygun olur.

Saygılarımla

SBÜ Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Prof.Dr.Ömer ALYAN

Kardiyoloji Uzmanı

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.