Dikkat! Ani başlayan koku alma kaybı Corona Virüsün erken belirtisi olabilir.

Dikkat! Ani başlayan koku alma kaybı Corona Virüsün erken belirtisi olabilir.

Yapılan çalışmalara göre aniden ortaya çıkan koku alma kaybının Corona Virüse işaret edebileceğini söyledi. Ancak koku alma kaybı mevsimsel alerji, ileri yaş veya ilaç kullanımı gibi etkenlerle de ortaya çıkabilir. Sağlık çalışanları, kuryeler, kasiyerler gibi temas açısından risk grubundaki kişilerde başka hiçbir neden yokken ani koku alma kaybı başlarsa mutlaka değerlendirilmelidir.

 

 

Corona Virüs salgınının başladığı Çin’in Wuhan eyaletinden Ocak ayında yayınlanan ilk araştırmalarda tat veya koku bozukluğundan bahsedilmediği ancak Şubat ayından sonra özellikle Avrupa’dan yapılan yayınlarda bu belirtinin büyük oranda dikkat çekmeye başlandığı bildirilmiştir. Bu durum mevsimsel değişimden de kaynaklanıyor olabilir. Biliyoruz ki bahar mevsiminin gelmesiyle beraber alerjik rinit gibi hastalıklarda da ani koku kayıpları görülebiliyor. Ancak pozitif hastalarla temas olasılığı yüksek kişilerde önemli bir erken belirti olarak değerlendirilebilir. Bu kişiler hele ki ateş gibi belirtiler de eklenirse mutlaka doktora başvurmalıdır.

 

 

Kovid testi pozitif olan veya tedavi altındaki hastaların yüzde 34’ünde koku veya tat alma bozukluğu bulunduğu bildirildi. Toplumda üst solunum yolu enfeksiyonu, alerji, ileri yaş, depresyon, ilaç kullanımı, burun tıkanıklığı gibi nedenlerden yüzde 3 ila 21 oranında bu bozukluk görülebiliyor. Corona Virüse bağlı koku ve tat bozukluğu ile ilgili çalışmalar halen devam ediyor. Tat ve koku kaybı aslında genel olarak çok sık rastladığımız bir şeydir. Bir üst solunum yolu enfeksiyonuyla karşılaştığımız zaman muhakkak tat ve koku kaybı olur. Neredeyse yüzde 40’a yakın bu görülür. Ama aniden, herhangi bir enfeksiyon, alerji, ilaç kullanımı, ileri yaş gibi riskler yokken bir anda, tahmin etmediğiniz bir şekilde ortaya çıktığında bunu önemsemek gerekir. Paniklemeden hekimle iletişime geçilmeli, izolasyon önlemleri alınmalıdır.

 

 

Burun içerisinde koku respetörü denilen ve 1-2 santimetrekare büyüklüğünde bir nöroepitel var. Koku alma duyumuzu bu bölge sağlıyor. Ancak virüsün bu koku sinirine bağlanması mümkün değil çünkü bu epitelde ACE2 reseptörü bulunmuyor. Ama çevresindeki solunum yolu epitelinde etkilenme oluyor. Dolayısıyla nazofarenks kültürleri (burun-boğaz sürüntüsü) alındığı zaman bu bölgeden gelen verilerle tanı konuyor. Sonuçta bu virüs bir solunum yolu virüsü ve tabii ki koku almayı da etkiler. Ama tabii ilk zamanlar koku bozukluğu ön planda değilken niye Mart ayından sonra öne çıktı? İşte bu noktada alerjileri düşünmek lazım. Çünkü Mart ayında alerji sezonu başlıyor. Hem bahar alerjisi, hem mevsimsel alerji hem de evlerde akar alerjisi koku alma kalitesini belirgin derecede bozuyor.

 

 

En son çıkan çalışmalarda Kovid testi pozitif olanlarla negatif olanların kıyaslandığında koku kaybının pozitif kişilerde üç misline çıktığı tespit edilmiştir.

O yüzden de ani koku kaybı varsa önemsenebilir. Ama benim fikrim, sadece bu belirtinin Kovid-19 açısından major kriter olamayacağı yönünde. Koku kaybı var, kendimi iyi hissediyorum, herhangi bir riskli temasım da yok; yüzde 60 ihtimalle bir problem yok demektir. Diyelim şüpheli bir durum var, solunum problemi, ateş halsizlik ve diğer major belirtiler yoksa, bu durumda yapılacak şey çok basit. Evden çıkmayacaksınız, iki hafta karantina süresi geçeceksiniz. Eğer bir enfeksiyon geçiyorsanız, hafif de geçiyorsa sorun değil. Unutulmamalıdır ki koku kaybı ilaç kullananlarda, ileri yaşlardaki olan kişilerde, depresyon ve mutsuzlukta dahi görülebilir. Bir koku başta alınabiliyor ama sonradan kayboluyorsa sorun yok. Ayrıca bir madde uzun süre koklandığında da koku yavaş yavaş kaybolur. Bu normaldir çünkü burun kokuya adapte olur. Evde limon, kahve, sarımsak, soğan ya da herhangi alışık olduğunuz bir parfümün kokusuyla test edebilirsiniz.

 

 

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.