1,5 GÜNLÜK ÖMÜRLER…!? -2-

1,5 GÜNLÜK ÖMÜRLER…!? -2-

Ne demek 1,5 günlük ömürler?

Bahsettiğim Doğar doğmaz ölmek değil. Uzun bir ömre sahip olduğu halde sadece bir buçuk güne sığan ömürleridir.

Diyeceksiniz ki bir buçuk günlük ömür olur mu hiç hocam? Olur. Anlatsam eminim bana hak vereceksiniz.

Ünlü Rus romancı, insan ruhunu en iyi çözümlemiş kişi olarak bilinen Dostoyevski’yi bilirsiniz. O insanları olağanlar ve olağandışı olanlar olarak ikiye ayırır. Çoğu romanının teması da bu düalizme dayanır.

​Dostoyevski, sadece nefes alıp vermeyi, yiyip içmeyi yaşam sayan olağan insanın korkak olduğunu, bu yüzden risk yüklenmediklerini, risk yüklenmedikleri için de acı çekmediklerini yazar. Acı yoksa mutluluk da yok, der.

Üstelik olağanların sadece korkak olmadığını, aynı zamanda kıskanç olduğunu ekler. Ellerinden gelse olağandışı insanları asıp, sonra da başsız kaldılar için, heykellerini dikip yaslarını tutacaklarını söyler.

​işte bu tür insanların ömrü 1,5 gündür. Bir tam gün bir de yarım gün. On binlerce gün yaşasalar da bu böyledir.. ömürleri sadece bir buçuk gündür. Neden mi?

Anlatayım; o bir gün ömürleri boyunca yaptıkları iş neyse, o iş günüdür.

Diyelim kişi dairede memurdur, Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma daireye gider memur kişi; emekli oluncaya kadar bin gün, on bin gün hep aynı şeyi yapar, her günü bir diğerinin aynıdır, çünkü hep aynı işi yapar.

Dolayısıyla ha bir gün ha on bin gün, hep birbirinin tekrarı, hiç bir yenilik ve yaratıcılık taşımayan aynı iş. Yeni ve farklı bir şey yok yaşamalarının bu kısmında.

Bu kişi yaptığı aynı şeyi günler, aylar, yıllar boyu tekrarlar durur. Kendini değiştirecek, geliştirecek, farklılaştıracak hiç bir şey yapmaz, yapamaz. İstese de yapamaz, çünkü böyle bir olanağı yoktur.

Para, geçim, güvence, derken, yaşamın bizatihi kendisi korkuya dönüşmüştür, yaşamak korkusu esir almıştır onu.

​Bu yapıp ettikleri alışkanlığa, alışkanlık da karaktere dönüşür zamanla. Karakter de kadere.. Karakteri artık kendini mahkûm ettiği kaderidir. İşte size bir tam günün kısacık acıklı hikayesi..

Sorduğunuzu görür gibiyim: Peki, o yarım gün nedir? O da Cumartesi, Pazar yaptığı farklı şeylerdir. Ailesiyle pikniğe gitmesidir, arkadaşlarıyla oyun oynamasıdır, bir davete katılmasıdır ya da hafta sonu bir kitap okumasıdır vb. Neden bunu yarım sayıyoruz çünkü bunlar(çok orijinal olmasalar da) diğer beş günden az da olsa farklıdır.

Sonuçta bu nevi yaşamları topladığımızda 1,5 gün eder.

​Şimdi sorarım size, kim bütün bir ömrü bir buçuk gün yaşamak ister?

​İşte burada asıl meseleye geliyoruz: Fark Yaratmaya…
(Devam edecek)

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.